| Köy Hakkında Bilgiler |
|
|
|
| Yazar Yönetici (Adem SÜKÜT) | |
| Salı, 26 Eylül 2006 | |
|
TAŞLIK KÖYÜ
.
.
Taşlık Köyü ismini, köyün taşlık olmasından almıştır. Osmanlı Devleti döneminde, bir Rum köyü olan köyde, Rumlar yaşamıştır. Köyde, Rumlardan evler, ahırlar ve birde kilise kalmıştır.
Taşlık köyünde oturan Rumlar İstiklâl Savaşı’ndan sonra mübadele ile Yunanistan’a gitmişlerdir. Bugün Taşlık köyünde yaşayan halk, mübadele ile 1924 yılında Yunanistan’ın Selanik ili, Kozana ilçesine bağlı Kocamat, Kurcuva, Dedeler, Akpınar köyleri ile Serfice ilçesine bağlı Ebilli köylerinden gelerek, buraya yerleşmişlerdir. Bu nedenle Taşlık Köyü halkı, “muhacir” olarak anılmaktadır. Rumlardan kalan köydeki kilise mübadeleden sonra camiye çevrilmiştir.
Taşlık Köyü sınırları içinde önceki tarihi yerleşim yerleri şunlardır:
1) Söbe Dere, 2) Taş Ocağı, 3) Değirmen Önü, 4) Değirmen Başı, 5) Demirtaş, 6) Murat Tepesi
.
.
YERİ
Taşlık Köyü, Kayseri ili, Özvatan (Çukur) ilçesine bağlı, Ak Dağ’ın eteklerinde kurulmuş güzel ve şirin bir köydür.
Taşlık Köyü, Kayseri’nin Kuzey doğusunda, Kayseri ili merkezine 88 kilometre uzaklıkta, Özvatan ilçesinede 13 kilometre uzaklıkta olup, rakımı 1350 metredir. Önceleri Felâhiye ilçesine bağlı iken, Özvatan’ın ilçe olması ile Özvatan ilçesine bağlanmıştır.
Taşlık Köyü, Anadolu platolarının üzerine kurulmuştur. Kızılırmak’tan çıkan, Özvatan ilçesi ve Gaziler beldesine kadar uzanan vadinin, Gazilere yakın kısmından başlayarak, çift oluk deresinin oluşturduğu küçük vadiciğin üzerine yıldız şeklinde kurulmuş bir köydür.
Köyün kurulduğu vadinin üst tarafları, büyük düzlükler ve bu düzlüklerin küçük vadiciklerle parçalanmış topraklardır.
.
.
KÖYÜN SINIRLARI
Taşlık köyünün sınırları; Doğusunda Karpınar Köyü ile Sultan Sekisi, yine doğunun Güneye doğru yaklaştığı yerde Kızılpınar Köyü ile Sultan Sekisi toprakları arasında, Güneyde Küpeli beldesi sınırları, Güney-Batı’da Özvatan toprakları ile sınırlıdır.
Batısında Büyük Toraman beldesi ve Ak Dağ’ların başlangıç kısmı. Ak Dağ’ların üst sınırlarında Yozgat’ın Çayıralan ilçesi ile sınırları kesişmektedir. Kuzeyinde Ak Dağ’lar ve Kavaklı Köyü toprakları ile sınırları vardır. Ak Dağ’ların en yüksek noktası 2240 metredir. Kuzeydoğu’ya bakan kısmında Gaziler beldesi ile sınırları vardır.
.
.
ORMAN
Taşlık Köyü, Kuzey ve Kuzey Batısı orman mevki ile anılmaktadır. Ormanı meşe ağaçlarının oluşturduğu maki iklim tipi ağaçlarının özelliği görülmektedir. Son zamanlarda çam ağaçları da dikilmektedir.
Vadinin Doğu ve Güneyine Sultan Sekisi denilmektedir. Sultan Sekisi denilen mevkide şu anda ağaç olmayıp, önceleri ardıç ormanlarının olduğu, topraktan çıkan ardıç köklerinden anlaşılmaktadır.
Kızılırmak’tan başlayan ve Gaziler beldesine kadar uzanan vadiden, Taşlık Köyü sınırları içine girildiğinde, bu insanların yeşile hasretliği, vadide diktikleri ağaçlara ve vadi içindeki vadiciklerin yeşilliğine bakmakla görülmektedir.
Vadinin yeşilliği ve vadiciklerin yeşillikleri, Anadolu bozkırlarında çalışkan insanların neler yaptığını göstermektedir.
.
.
MADENLER
Taşlık köyünde kireç taşı yatakları mevcuttur. Köyün karşısındaki Kocakayalar'da, Muharrem Doruk tarafından açılan kireç ocağından bir süre kireç elde edilmiştir. Ak Dağ'larda da mermer yatakları bulunmaktadır.
.
.
TAHSİL DURUMU
Taşlık köyünde ilköğretime 1945 yılında, köy odasında başlanmıştır. Köye ilkokul 1959 yılında yapılmıştır. İlkokuldan mezun olanların bir kısmı Ortaokul, Lise ve Üniversiteye giderek, tahsil yapmışlardır. Köydeki okuma yazma oranı ve tahsil yapanların sayısı hayli yüksektir. Köyden çok sayıda öğretmen, polis, kamu görevlisi, özel şirket yöneticisi gibi çeşitli kademelerde görev yapan kişiler bulunmaktadır.
.
.
BAĞCILIK VE MEYVECİLİK
Halk, ilk yıllar bağcılığa ve meyveciliğe önem vermiştir. Hatta yetişen üzümden ismini alan Bağlar Deresi mevkiinde çok kaliteli üzümler yetiştirilmiştir. Ayrıca bu mevkide tütün ve afyon ekimi de yapılmıştır.
1950’den sonra köyden şehirlere ve Avrupa’ya göçün başlaması, bahçe ve bağcılığı yok etmiştir.
Vadide sadece görülen kavak ve söğüt ağaçları, yazın köyde cennetten bir köşe görünümündedir. Küçük vadiciklerden kaynak suları akmaktadır. Söbe Dere vadiciğinden, Bağlar Deresinden, Kara Ahmet Deresinden, Akpınar Deresinden ve Ak Kaynaklar’dan soğuk, buz gibi sular fışkırmaktadır.
.
.
EKONOMİK HAYAT
Taşlık köyündeki ekonomik hayat, çiftçilik ve hayvancılığa dayanır. Köyde tarım ürünlerinden buğday, arpa, mısır, nohut, fasulye, pancar, soğan, patates ve daha birçok ürün yetişmektedir. Toprağı verimli olan köyde, karasal iklim tipinde her ürünün yetişmesi mümkündür.
Köyde küçükbaş ve büyük baş hayvan yetiştirilmektedir. Göç nedeniyle, tarım alanlarının bir kısmı işletilememektedir. Hayvancılıkta gerilemiştir.
.
.
ULAŞIM
Taşlık Köyü; Özvatan, Büyük Toraman, Kavaklı, Gaziler, Karpınar, Kızılpınar, Küpeli, Ak Dağ’lar ve Çayıralan ilçesi ile çevrilidir. Taşlık köyüne ulaşım; Özvatan ilçesinden, Büyük Toraman beldesinden, Kavaklı köyünden, Karpınar köyünden giden yollar ile yapılmaktadır.
.
.
İDARİ BÖLÜMÜ
Köyün yönetimi, beş senede bir yapılan muhtarlık seçimi ile yapılmaktadır. Köy muhtarlığı müstakil bir binada faaliyet göstermektedir. Köyde, sağlık ocağı yapılmış olup, şu anda faaliyette değildir.
.
.
.
Taşlık köyünde yapılan düğünler, Türk Milletinin kendi öz kültürünü yansıtmaktadır.
Taşlık köyünde evlenecek çiftler, birkaç yıl sözlü veya nişanlı olarak kalmaktadırlar.
Nişanlı olan kızlara, oğlan tarafından bayramlarda “bayramlık”, hıdrellezde de “takı” adı altında hediyeler götürülmektedir.
Düğün yapılmaya karar verildikten on beş gün önce, evlenecek çiftlere “urba-elbise-düzen” adı verilen elbise ve eşyalar almak üzere şehre gidilmektedir.
“Düzen” yapıldıktan sonra düğün hazırlıkları başlar. Düğün sahipleri, akrabalarını, köylüyü ve çevre köylerden tanıdıklarını davet ederler.
Taşlık köyünde düğünler dört gün sürmektedir. Pazartesi günü başlayan düğün Perşembe günü biter. Perşembe günü başlayan düğün Pazar günü biter.
Düğün için davulcu ve zurnacı tutulur. Düğüne gelecek davetlilere ikram edilmek üzere, yemek yapacak iki aşçı görevlendirilir.
Düğünün ilk günü, oğlan evinden “siğsana” olarak bir çocuk, bir koç “kurbanla” beraber, on beş veya yirmi kişilik bir grup dünürler, kız evine giderler.
Kız evine giden dünürcülere, yemek ikram edilir ve bazı düğün şakaları yapılır. Dünürcülere kız evinin hediyesi olarak “havlu” takılır. Daha sonra oğlan evine dönülür.
Düğünün ikinci günü, kız evinden sadece hanımlar “çift tatlı” adı altında, oğlan evine giderler. Oğlan evinde “çift tatlı” ile beraber yemek yerler, def çalarak, oyun oynarlar ve eğlenirler.
Düğünün üçüncü günü, damat kendi evinin önünde veya köy meydanında “damat tıraşı” yapılır. Damat tıraş olurken, erkekler, davul-zurna eşliğinde halaylar çekerek, oyun oynarlar. Damat tıraşı bitince, damat halaya katılır. Bu halay sırasında, düğünde bulunanlar tarafından damada para asılır, takı takılır.
Düğünün üçüncü günü akşam, kız evine kınaya gidilir. Kız evinde, erkekler ve hanımlar arasında ayrı ayrı oyunlar oynanır. Daha sonra kına alınarak, oğlan evine getirilir. Damada kına yakılır.
Düğünün dördüncü günü, gelin arabası süslenerek, konvoy halinde veya kalabalık bir grupla gelin almaya gidilir. Gelin hazırlanırken; erkekler, at yarışı, güreş, nişan (silah atışı) ve bayrak koşusu yaparlar. Davulcu ve zurnacı, kız evini duygulandıran gelin ağlatma havaları çalarak, gelin arabaya bindirilir. Araba yürüyüp gelin giderken, davulcu ve zurnacı havayı değiştirir.
Gelin, oğlan evine doğru götürülürken, arabanın önü köyün erkekleri tarafından kesilir ve bahşiş istenir. Arabanın önünü kesenlere, oğlan tarafından bahşiş verilmesi üzerine, gelin arabası yoluna devam eder.
Nihayetinde, gelin, oğlan evine getirilir. Böylece düğün biter.
Düğünden sonra “Ardı Sıra” yapılır. Ardı Sıra, damat ve gelin taraflarının akrabaları ile birlikte birbirlerine yemekli gitmeleridir. Ardı Sıra önce gelinin baba evine yapılır. Sonra gelin tarafı damadın baba evine gider. Ardı Sıra da yemekler yenir ve yarenlikler yapılır.
Birde damat ve gelin, akrabaları tarafından “ziyafet” adı verilen davetlere giderler. Damat ve gelinin hemen hemen bütün akrabaları bu “ziyafet” davetlerini yaparlar.
Yazan: Şevki ÇOBANOĞLU
|
|
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 19 Aralık 2009 ) |






775 










